İşin doğrusu gençliğimizin gizemli ülkelerinden birisi de hep Arnavutluk olmuştu. Kısmet uzun yıllar sonra karşımıza çıka geldi. Mesleki kuruluşumuz İTO, bu ülkenin başkenti Tiran’da “TÜRK ÜRÜNLERİ SERGİSİ” başlıklı fuar düzenliyordu. Firma olarak (RTM) bizler de katılımcı olarak başvurumuzu yapıp beklemeye başladık. Beklenen gün tez gelir özdeyişiyle 26 mart 2009 günü, İstanbul-Tiran arası 80 dakikalık uçakla yapılan yolculuk sonrası inmiş olduk Tiran Havaalanı’na. Bizim küçük şehir havaalanlarını andırır büyüklükte bir mekan havaalanı. Havalimanı otel arası yaklaşık 30 dakikalık yolculuktan sonra kent merkezindeki otelimize yerleştik. Tiran-Pallati Kongre Merkezi’nde yapılan ve 5 günlük etkinliğe sahne olan sergi merkezinde, yaklaşık 70 Türk firması ve 5 yabancı firma katılımcı olarak stant açtılar. Açılış kokteyline Türkiye’den İTO Başkanı Sn. Murat YALÇINTAŞ ve resmi heyet, Arnavutluk Başbakanı Sali Berisha ve Arnavutluk heyeti bizzat eşlik ettiler. Fuar süresince tüm katılımcı stantları Arnavut halkın yakın ilgisine tanık oldu. Bu arada özellikle belirtmeden geçemeyeceğim olay da İTO fuarlar dairesi ve Türk Büyükelçiliği, ticari ataşeliğinin olağanüstü katkıları ve çabaları bizleri gururlandırmış oldu. Kendilerine bu vesile RTM ailesi olarak teşekkürlerimizi iletmek isterim. Kısaca Arnavutluk ve Tiran: Ben, Balkanlar’ın son bakir ülkelerinden biri olarak değerlendiriyorum burayı. Genç ve akıllı bir nüfus. Ülke geneli yaklaşık 3.5 milyon, Tiran 600 bin ve üzeri nüfusa sahip. Arnavutluk’ta 36 şehir var. Ülke genelde ılıman iklime sahip. Biz oradayken hava sıcaklığı İstanbul’dan yüksekti. Arnavutluk ekonomisi geçiş döneminde. İşsizlik oldukça fazla ve üretim neredeyse hiç yok. Ekonomi yurtdışında işçi olarak yaşayan (ki bunlar da Yunanistan, İtalya ve ABD ağırlıklı) gurbetçilerin döviz transferleri ve kayıt dışı gayri-meşru sektörlerle ayakta duruyor.
Kent merkezinde bakkal dükkanlarını aratmayacak ölçüde banka ve şubelerinin olması bana ilginç gelmişti. Yine cadde kenarlarında bulunan Cafe-bar sayılarının fazlalığı, keza adımbaşı kumar salonları doğrusu beni şaşırtmıştı. Yine burada bile trafik sıkışıklığına tanık olmak ve karşımda İstanbul’da bile görmeyeceğim lüks araba çeşitleri ve hemen hemen hepsinin yeni modeller olması gibi. Arnavutluk para birimi; lek. 1 tl: 58 lek, 1 euro: 130 lek karşılığı yapıyor. Benzin fiyatları yaklaşık 0.90 euro ile 1 euro arasında değişiyor. Asgari ücret 170 USD civarları. KDV %20 fakat her yerde belgesiz satış revaçta. Kredi kartı neredeyse hiç yok denecek kadar az kullanılıyor. Tüm hayat nakit alış-veriş üzerinde şekilleniyor.
Arnavutluk’ta Osmanlı İmparatorluğu’nun yaklaşık 440 yıllık hükümranlığı olmuş. Fakat Osmanlı burada halkı asimile etmeden yönetmeye çalışmış. Bizlere karşı diğer Balkan ülkelerinde görülen şüpheci ve suçlayıcı bakış açısı Arnavutlar’da pek yok. Kent mimarisi ağırlıklı İtalyan dizaynı. Bunda 2. Dünya Savaşı sırasındaki İtalyan işgalinin etkisi olsa gerek. Yemek çeşitlerinde elle tutulur pek çeşitleri yok. Yine fastfood burada yaygın. Pizza çeşitleri ve makarna çeşitleri. Türk girişimcileri ne yapabilir? Arnavutluk’ta alt yapı sorunları var. Özellikle yol, elektrik ve su. Turizm gelişmeye açık konulardan birisi. Güvenlik sektöründe boşluklar var. İnşaat, özellikle konut inşaatı hızla büyüme aşamasında. Türk mallarına gümrük vergisi uygulanmıyor. Enerji ve bilişim sektörlerinde boşluklar var. Toparlarsak; Arnavutluk yaşadığımız bu kriz günlerinde Türk işadamları açısından dikkate alınıp üzerinde durulması gereken ve AB’ye çok kısa sürede geçiş yapabilecek dost ülkelerden biri. Bu kervana niçin bizler de katılmayalım ki!.. HALİL ÖNER 16/NİSAN/2009